Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/u7352070/muammergungor.com/wp-content/plugins/revslider/includes/operations.class.php on line 2858

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/u7352070/muammergungor.com/wp-content/plugins/revslider/includes/operations.class.php on line 2862

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/u7352070/muammergungor.com/wp-content/plugins/revslider/includes/output.class.php on line 3708
Biyografim – Ressam Muammer Güngör

Biyografim

Sivas doğumluyum. İlköğrenimimi Sivas’ta, orta okulu İstanbul’da, lise bölümünü de Devlet Parasız Yatılı imtihanını kazanarak Bursa Erkek Lisesi’nde okudum. Yüksek öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Halen İstanbul Barosuna kayıtlı olarak avukatlık mesleğimi icra ediyorum. Resme ilgim ise ; çocukluğumdan beri hevesli olduğum bir şeydi resim yapmak. Bir gün fakültenin kantininde otururken arkadaşım Vasıf İZBUL küçük bir kağıda karakalem benim resmimi yaptı, ben de onun resmini yaptım, daha doğrusu yapmaya çalıştım. O zamanlar (1940 lı yıllar), Beşiktaş’ta oturuyorduk. Her gün, tramvayla Fındıklıdaki Güzel Sanatlar Akademisinin önünden geçerken akademiye girip çıkan öğrencilerin elindeki büyük resim çantalarına, boya kutularına bakar, onlara gıpta ederdim. Sonunda fakülte bitti.  Resim yapma arzusu her zaman beynimin bir köşesinde özlem ve amaç olarak kaldı.

Nereden nereye… Bir gün  meslektaşım Av. Necati TOKER’i ziyarete gittim. Bürosundaki duvarda bir özdeyiş okudum.  “ Bugün, bundan sonraki hayatımızın ilk günüdür.”  Çok iyi hatırlıyorum, beynimde ve gözlerimde  bir ışık çaktı ve ben o anda “resme başlama” kararı verdim. Görüştüğüm birkaç  arkadaşım bu işin kolay olmadığını, azim ve programlı çalışma gerektiren bir süreç olduğunu üstüne basa basa söylediler. Bu sürecin başlamasıyla bana fedakarlıkların en büyüğünü gösteren eşim Şaylan’a, sevgili kızlarım Suna ve Sanem’e ne kadar teşekkür etsem azdır. Aileme, hayalimi gerçekleştirmek için gösterdikleri anlayıştan dolayı minnettarım.

Artık “resme başlama” zamanı gelmişti. 1970 de Cihangir ve Fındıklı’daki resim atölyelerinde dönemin ustalarından haftanın belirli günlerinde eğitim aldım. Atölyede teorik ders almadan önce pastel boya ile resim defterine yapmaya çalıştığım natürmort ve peyzajlar ( manzara resimleri ) öncelikle resme bir hoca yönetiminde devam etmemin zorunluluğunu ortaya koyuyordu. Bu nedenle  2 yıl Ressam Süha Bey ile, 2 yıl Ressam Mehmet GÜLERYÜZ ile, 6 yıl Ressam Ünsal TOKER ve 2 yıl da Ressam Bahri GENÇ  ile beraber çalıştım. 1994 yılından itibaren de Ressam Ramuş İPEK ile 9 yıl çalıştım. 2003 yılından beri çalışmalarıma yalnız olarak devam ediyorum. Aynı etkinlikler çerçevesinde 1995 yılından beri BASAD ( Bakırköylü Sanatçılar Derneği ) üyesiyim. Aynı dönemler içinde 10 yıl süreyle İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi’nde Bölüm Başkanlığı ve Öğretim üyeliği görevi ile meslektaşlarımın mesleki bilgilerini geliştirmeye çalıştım. Bu çerçevede yapmış olduğum çalışmalardan dolayı 2009 yılında Birleşmiş Milletlerin Kültür ve Sanat Örgütü UNESCO tarafından Dünya Ressamları listesine kabul edilmiş olduğum için de mutlu ve gururluyum.

Eserlerimden bazıları karma sergilerde sanat severlerin beğenisine çıktı. Kara kalem ve yağlı boya çalışmalarım pek çok çevreden büyük ilgi gördü. Ancak resimlerimin tamamının sergilenmesine bir türlü izin veremedim. Onlar evlatlarım gibi… Satmayı düşünmediğim gibi koruyup kollama hissine de engel olamadım.

Daha sonra iletişim çağının etkili araçlarından olduğu açık olan internet vasıtasıyla resimlerin herkese ulaştırılması olanağı doğdu. Beni yetiştiren topluma karşı, sanat yönünden de ödenmesi gereken bir borcum olduğuna inandığım için bir web sayfası oluşturmak gündeme geldi. Ayrıca yukarıda değindiğim ” Bugün, bundan sonraki hayatımızın ilk günüdür.” özdeyişini benimseyerek, başka kişilerin de kendi meslekleri dışında bir konu üzerinde hobi olarak eğilmelerinin sabırlı, metodlu ve sistematik çalışma ile başarılı sonuçlara gidebileceklerinin mesajını da vermek istedim.

Uzun yıllar bölüm başkanlığı ve öğretim üyeliği yaptığım İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezindeki derslerimde avukat olacak genç meslektaşlarıma, karışık ve yoğun avukatlık mesleğinin vereceği sıkıntı ve stresin atılmasında bir hobinin ( resim, spor, müzik, dil üzerine çalışma vb.) onları daha huzurlu, daha başarılı, daha mutlu ve daha sağlıklı kılacağını ısrarla belirttim. Bu görüşümü ” her insanın en az bir hobisi olmalıdır” şeklinde özetleyebilirim. Aynı görüşle İstanbul Barosu Yönetimi ile gerçekleştirdiğim, Baro Resim Kurslarını 10 yıldan beri düzenli olarak yönetiyor ve meslektaşlarıma sanat tarihi ve uygulamalı resim dersleri vermeye devam ediyorum, bundan da çok mutluyum.

Bu çalışmaların meslektaşlarımıza ulaştırılmasında en büyük katkısı olan ve bana desteklerini esirgemeyen Sayın İstanbul Barosu Yönetim Kurullarına, saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Kısa biyografime son verirken bu web sayfasının düzenlenmesi sırasında tablolarımın fotoğraflarını çeken Sayın Süleyman KAÇAR’a, internet konusunda uzman Sayın Serkan EREN’e, sanat yolculuğumun evrelerini sabırla okuyan ve manevi desteklerini esirgemeyen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.